catak57.com
  SİNOP İLİMİZİN TARİHİ
 

SİNOP İLİMİZİN TARİHİ...

         YÜZÖLÇÜMÜ: 5.862 km² (Türkiye'nin %8'i)
NÜFUS: NÜFUS: 265.153 (1990) Nüfus artış hızı: %5
İL TRAFİK NO: İL TRAFİK NO: 57
İLÇELER: Sinop (merkez - 25631), Ayancık, Boyabat, Dikmen, Durağan, Erfelek, Gerze, Saraydüzü, Türkeli
Beldeler: Beypınar, Güzelkent
Bucaklar: Kabalı, Çerçiler, Yenikonak
38'i merkez ilçeye bağlı olmak üzere Sinop'ta 440 adet köy vardır. (Himmetoğlu, Ormantepe..)

İl doğudan Samsun'un Alaçam, güneyden Samsun'un Vezirköprü, Çorum'un Osmancık, Kargı, Kastamonu'nun Taşköprü, batıdan yine Kastamonu'nun Devrekani, Küre ve Çatalzeytin ilçeleriyle çevrilidir. 475 km. uzunluğunda olan sınırlarının 150 km. si denizdir.

Yüzey Şekilleri :

Dağlar : (çevresindeki araziye göre pek yüksek olan toprak, kaya kütlesi - mountain)
İldeki yeryüzü şekillerinin ağırlıklı bölümünü (%74.3) oluşturan dağların yükseltileri pek fazla değildir. Sinop genel olarak engebelidir. Karadeniz kıyısından iç kısımlara görülür derecede yükselme vardır. Yüksek dağlar doğuda ve kuzey batıdadır. İlin doğu tarafını Kuzey Anadolu dağlarının kolları çevreler. Bu dağlar Karadeniz kıyısına paralel uzanır. Bölgedeki dağlar, sık dik ve sert değildirler. Ey yüksek dağın 2 km. yi aştığı görülmez.
İlçelere göre dağlar:
Ayancık: Çangal Dağı (1605 m.),Zindan Dağı (1750m.)
Boyabat: Elek Dağı (1400 m.), Karageriş Dağı
Gerze: Köse Dağı (900 m.), Elma Dağı (900 m.), Uzunören Dağı (850 m.), Dede Dağı, Hasan Dağı
Saraydüzü: Göktepe (1200 m.)
Bu dağlar ormanlarla kaplıdır. Güneye indikçe, İç Anadolu'ya yaklaştıkça orman azalır.

Yaylalar: (düz ve yüksek yerler - mountain pasture)
İlde büyük yaylalar olmamakla beraber, yüksek dağlar üzerindeki düzlükler bölgenin yaylalarını oluşturmaktadırlar. Sinop yakınlarında yayla yoktur. Boyabat ve Gerze yayla bakımından oldukça zengindir.
İlçelere göre yaylalar:
Ayancık: Kocaoğlu Yaylası
Boyabat: Mehmetli, Aluç, Maruf, Gündüzlü, Darıözü, Doğaçam, Yaylacık, Uzunöz, Sakızlı, Bayat, Yassıalan, Gökalan, Buzluk, Bürnük, Çöküç, Eğin, Öğün
Erfelek: Karaçayır, Gebegündüz.
Gerze: Atmış dört, Güdekoğlu, Avlağızökü, Altınyayla.
Türkeli: Arapdağ Yaylası.
Dikmen: Kuzfındık, Dudaş, Yakuplu, Bozarmut, Ağaçalan, Yummat, Devrenyatağı, Gökyar Yaylası.
Bu yaylalardan Ayancık Akgöl Yaylası, Gerze; Kuzfındık-Bozarmut Yaylaları, Kurugöl Yaylası 1991 yılında Turizm Bakanlığınca Turizm alanı olarak ilan edilmiştir.

Ovalar : (düz ve geniş arazi - plain)
Sinop'ta ovalar ya kıyı ya da ırmak ovalarıdır. Daha ziyade büyük düzlükler halindedir. En önemlisi Boyabat Ovasıdır. Boyabat Ovasını Gökırmak, Arın, Gazidere, Asarcık ovaları meydana getirir. Yüksek dağlar arasında uzanan bu ovalar çok verimli ve sulaktır.
İlçeler göre ovalar:
Durağan: Başgezek, Çayırovası
Erfelek: Kirenpare, Ramlı, Veysel, Değirmencili
Gerze: Çakıroğlu ve Sarımsak Çayının meydana getirdiği Güzelceçay boyunca uzanan vadi (iki dağ arasında kalan dere boyu, koyak - valley) düzlükleri.
Gavur ovası da denilen Karasu Ovası ile Akliman yöresindeki Aksaz ve Sarıkum ovaları kıyı ovalarıdır. Bu ovalar yer yer bataklık durumundadır.
Vadiler :
Sinop'ta Boyabat ve Durağan ilçeleri çevresinde yer alan Kızılırmak'ın kollarından olan Gökırmak vadisi dışında büyük vadi yoktur. Bununla birlikte küçük akarsularca açılmış çok sayıda küçük vadi vardır. Bunlar il topraklarını engebeli hale getirmiş oluşumlardır. Gökırmak vadisinden başka, Ayancık vadisi, Karasu vadisi ve Güzelçay vadisi sayılabilir.

Akarsular:
Sinop, yağışlı bir bölgede olduğundan her tarafta çay ve derelere rastlanır. Bu akarsular, yağmur ve kar sularıyla beslenir. Sular, yağmur mevsiminde çoğalır, dereler kabarır. Yaz aylarında azalır ya da kururlar.
Çay ve nehirler ulaşıma elverişli değildirler. Yatakları taşlı, akışları hızlıdır. Sulamada ve orman ürünlerinin taşınmasında yararlanılır. Hepsi Karadeniz'e dökülür. Başlıca ırmaklar şunlardır :
GÖKIRMAK : Kastamonu'dan çıkar. Daday'da Ballıdağ eteklerinden inen sular, Daday çayını oluşturur. Bu çay Taşköprü'nün Gülveren kesiminde Kastamonu'nun içinden geçen bir suyla birleşerek Gökırmak adını alır. Gökırmak, Boyabat ovasını sular. Doğuda Kızılırmak'a karışır. Gökırmak'ı besleyen küçük çaylardan en önemlileri olarak Çayağzı, Ümerük, Akbel, Arım, Sırnık, Elek çayları sayılabilir.
KIZILIRMAK: İlin güneydoğu sınırlarını çizer. Türkiye'nin en uzun nehri olan Kızılırmak büyük kollarından Gökırmak'ı Sinop'tan alır.
TEPEÇAY (PAŞALI ÇAY):Sinop'un Türkeli ilçesi ile Kastamonu'nun Çatalzeytin ilçesi arasında sınır oluşturur. Denize döküldüğü yer de hayli geniştir. Akarsuyun taşıdığı alüvyonlarla (suların sürüklediği ya da çekilirken bıraktığı kil ve kumlu çamur, lığ - alluvium) oluşan deltası (çatalağız, bir ırmağın denize kavuştuğu yerde iki kola ayrılmasıyla oluşan üç köşeli adacık - delta) giderek büyümektedir.
AYARDİN DERESİ: 1000 m. yükseltili Çatakgeriş Köyü yakınlarından doğar. Uzunluğu 240 km. kadardır. Türkeli ilçe merkezinin hemen doğusundan Karadeniz'e dökülür.
AYANCIK ÇAYI: Küre dağlarından kaynaklanan çok sayıda küçük derenin birleşmesinden doğmuştur. Uzunluğu 90 km. kadardır. İlçe topraklarını 4'e bölen Zindan, Kepez, Kürsökü çaylarıiki su mevkiinde birleşerek Ayancık Çayı adını alır ve ilçe merkezinden denize dökülür.
KARASU ÇAYI: Küre Dağlarında, Gündüzlü ormanlarından doğar. Uzunluğu 80 km. dir. Sinop'un 8 km. batısından Akliman mevkiinden denize dökülür. Karasu çayını besleyen dereler Çatak, Kınık, Çakçak, Hasan, Ramlı ve Tasnaklar dereleridir.
ÇAKIROĞLU ÇAYI: Dranas dağlarından doğar. Gerze-Sinop arasında Çakıroğlu yöresinde denize dökülür. Denize döküldüğü yerde bir delta (çatalağız) oluşmuştur.
GÜZELCEÇAY: Uzunöz dağlarının eteklerinden doğar. Çok sayıda küçük kolu vardır. Çayağızı denilen yerde denize dökülür.

Göller:
Sinop'ta çok sayıda doğal göl vardır. Bunları tamamı jeolojik zamanlarda oluşmuştur.
Başlıca göller şunlardır.
SARIKUM GÖLÜ: Sinop yarımadasının batısında yer alan Sarıkum Gölü il merkezinden 21 km. uzaklıktadır. Gölün uzunluğu 2 km., genişliği 750 m. ve alanı 400 hektardır. (100 ar değerinde ölçü birimi. 1 hektar 10000 metrekaredir. Yani 1 ar = 100 m) Deniz seviyesinde olan gölün suları kışın çoğalır, yazın azalır. Küçük akarsularla beslenen gölün fazla suları denize dökülmektedir.
AKSAZ GÖLÜ: Karagölün kuzey doğusunda yer alan Aksaz Gölü denizle hemen hemen aynı seviyededir. Yılın büyük bölümünde saz ve kamışlarla kaplı olan gölün yüzölçümü 200 hektardır. (200*100*100 metrekare) Kurak mevsimde denizle bağlantısı kesilirse bir bataklık halini alır. Yağışlı dönemlerde ise göl suları denize ulaşır.
SÜLÜK GÖLÜ: Adanın üzerindedir. Yüksekliği 210 m. dolayında olan Sülük Gölü, eski bir yanardağ krateridir. Sazlarla dolu bir bataklık halindedir.

BARAJLAR VE GÖLETLER :
Baraj: su bendi, büğet, bir akarsuyu tutmak için yapılan engel - dam
Gölet: gölek, su birikintisi, gölcük, küçük baraj - small lake
Sinop'ta baraj yoktur. Ancak sulama amaçlı göletler yapılmıştır. Bir kısmında balık üretilmektedir.
İlçelere göre göletler:
Merkez: Taşmanlı, Bektaşağa, Muhsinli
Ayancık: Akgöl
Boyabat: Cemalettin, Maruf, Boyabat Barajı, Kelperen, Espiyeli
Durağan: Durağan göleti-1, Durağan göleti-2
Erfelek: Gümüşsuyu göleti.

BİTKİ ÖRTÜSÜ :
Sinop yöresi, Karadeniz ikliminin bir özelliği olarak her zaman yağış aldığından zengin orman ve bitki örtüsüyle kaplıdır. Çam, köknar, meşe, gürgen, kayın, dişbudak, karaağaç ve kavak başlıca ağaç türleridir. Ağaç denizi olarak nitelendirilen Çangal ormanları, Ayancık, Türkeli ve Boyabat yörelerini kaplar. Dranas, Göktepe, Soğuksu ve Elekdağ ormanları da hem önemli doğal güzellikleri oluşturur, hem de ekonomik yönden büyük önem taşır.
Sinop'un bitki örtüsü, çok çeşitli ağaç türlerinden oluşmuştur. İlin kıyı şeridinde Akdeniz bitkileri de görülür. Meşe, dafne, karaağaç, çınar, fındık, kızılcık, kayın, gürgen, karaçam ve sarıçamdan oluşan bu bitki örtüsü, yüksekliğin 1800 m. ye ulaştığı kesime kadar yayılır.
Ormanların altında yaban menekşesi, çuha çiçeği, mayıs karanfili, küçük kırlangıç otu, ciğer otu gibi bitkilere rastlanır.
İlin güneyine doğru gidildikçe iklim kuraklaşmaya başlar. Bu kesimde kuzeydeki gür bitki örtüsünün yerini bozkır bitkileri alır.

İklim Verileri:
Sinop ili, Doğu ve Batı Karadeniz iklim özelliklerinin iç içe geçtiği bir yöredir. İlde mevsimler arası sıcaklık farkları pek büyük değildir. İlde yıl boyunca sürekli esen rüzgarlar etkili olmaktadır. Yazın birkaç ay dışında, bütün yıl nemli ve yağışlı geçer. İlin kuzey kesiminde Karadeniz iklim tipi görülür. Güneye indikçe Karadeniz ikliminin etkisi azalır.

Sıcaklık :
Yıllık ortalama: 13.9 santigrat derece
Azami sıcaklık: 34.9 " "
Asgari sıcaklık: 8.9 " "
Yağış :
Yıllık ortalama yağış miktarı: 669.3 milimetre
Güneşlenme:
Yıllık ortalama açık gün sayısı: 48.8 gün
Nemlilik:
Azami: %99
Asgari: %11
Deniz Suyu Sıcaklığı:
Sinop ilinin çevresini saran Karadeniz'in su sıcaklık ortalaması aylara göre değişmektedir. Genelde Haziran, Temmuz ve Ağustos ayları itibariyle ortalama 23-24 derecedir.


T
URİZME ELVERİŞLİ YERLER

Dinlenme Yerleri :
Akliman Çamlık Orman İçi
Gazi "
Ayancık "
Çamlık "
Bürnük "
Kustepe "
Türkeli ".
Türkeli Çatak alabalık tehsisleri
Karagöl Kumluğu ve Bahçeler Plajı,
Balatlar Kilisesi (M.S. 660),
Sinop Ada Mahallesi, Yusufoğlu Aralığında 24 pafta, 96 ada, 2 parselde bulunan gayrimenkul, Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunun 14.01.1977 gün ve A-293 sayılı kararları ile tescil edilerek koruma altına alınan Balatlar Kilisesi 3062 m2 lik sahayı kaplamakta olup, İbrahim Kaptan'ın varislerinden Mustafa Kaptan'ın üzerine kayıtlıdır. Kilise M.S. 660 yılında Bizans döneminde yapılmıştır. Dikdörtgen planlı yapının doğu ve batı duvarı yıkılmış, kuzey ve güney duvarları nispeten sağlam durmaktadır. Kesme taş ve tuğla işlemeciliği bakımından dönemin en güzel örneğini teşkil etmektedir. Şehrin, yabancılar tarafından en çok ziyaret edilen hazinelerindendir.
Türbeler :
Sultan Hatun ve Hatunlar,
Durak Han Türbesi,
Seyyid Bilal Türbesi,
Bu türbe Sinop'un doğu tarafında Ada üzerinde bulunan "Cezayirli Ali Paşa Camii'nin" sol tarafındadır. Çeşitli dilek ve isteklerle en sık ziyaret edilen adak yeridir.
Gazi Çelebi Türbesi,
İsfendiyaroğulları Türbesi,
1853 Sinop Deniz Savaşı Şehitliği, Sinop Müzesi
Dr.Rıza Nur Halk Külliyesi
Serapis Tapınağı
Bu gün müzenin bahçesinde kaılntıları yer alan mabet 1951 yılında Doç. Dr. Ekrem Akurgal ve L. Budde tarafından kazılmıştır. Güneyinde altarı olan dikdörtgen biçimli bir mabettir. Mabedin hangi tanrı için yapıldığı kesin bilinmemekle beraber Robikson tarafından bulunmuş yazıtta bu mabedin Serapis'e ait olduğu açıklanmıştır.
Çeşmeler
Sinop'ta Selçuklular ve Osmanlılar döneminde yapılmış pek çok çeşme vardır. "Tarihi Sinop Çeşmeleri" adında bir çok kitapçık hazırlanmıştır.
Aslan Çeşmesi
1289 tarihinde Osmanoğlu İbrahim tarafından yaptırılmıştır.
Bekirpaşa Çeşmesi
Fışkıran Çeşmesi
Halk Çeşmesi
Karakum Çeşmesi
Kefevi Çeşmesi
Kathüda Mehmet Ağa "
Okulaltı Çeşmesi
Park Çeşmesi
Reci Çeşmesi
Saray Çeşmesi
Terazi Çeşmesi
Şehitler Çeşmesi
Sarımsaklı (Hacı Ramazan)
Şahabüddin Ağa (Tayboğa)

Muineddin Süleyman Pervane (Alaeddin) Medresesi,
Camiler :
Alaaddin Camisi,
Evkaf (vakıflar) kayıtlarında Selçuklulardan Alaadin Keykubat'a ait olduğu yazılı bulunan bu camii, halk arasında Camii-i Kebir (Büyük Camii) adıyla bilinmektedir. 66 metre uzunluğunda 22 m. genişliğindedir.
Saray Camisi (1374),
Tersane çarsısının arkasındaki sokakta bulunan camii, kesme taştan yapılmıştır. İnşa edildiği çağa ait işlemeli güzel bir mihrabı (camilerde imamlık edenlere ayrılmış olan oyuk yer) ile kitabesi vardır.
Cezayirli Ali Paşa Camisi,
Meydankapı Camisi,
Kefeevi Camisi, (1374-)
Cumaköy ve Yazıköy Camileri,
Mehmet Ağa Camisi.
Fethi Baba Mescidi ve Akmescid,
Sinop Müzesi : Okullar Caddesi - Sinop
Kaleler :
İçkale (Selçuklular Zamanından)

Şehrin batı tarafında ve Kaleyazısı ile kumluk denilen sahanın arasındadır. Güney ve kuzey tarafları denizdir. Kalenin güney bölümü içinde Sinop'un meşhur tarihi hapishanesi bulunmaktadır.
Sinop ve Boyabat Kaleleri,
Anadolu'nun, Karadeniz kıyısında, hemen hemen en eski şehirlerinden biri olan Sinop'un tarihi eserleri arasında en çok dikkat çekeni kaleleridir. Şehrin Yalı ve Kefevi mahalleleri (varoş) hariç olmak üzere büyük bir kısmını çepeçevre kuşatan Sinop Kalesi, Meşrutiyetin ilk yıllarına kadar pek az yıkılmış idi. Bugün birçok kısımları çökmüş, tamamen harap olmuş bir durumdadır. Sinop Kalesinin yapılış tarihi kesin olarak bilinmemektedir.
Hamamlar :
Yalı Hamamı (Selçukludan Kalma)
İsfendiyaroğlu İbrahim Bey tarafından vakfedilmiştir.
Aşağı Hamam
Osmanlı dönemine aittir.

Alaadin Hamamı
Osmanlı dönemine aittir.
Tarihi Sinop Cezaevi


KAMPLAR

Karakum Tatil Köyü
Sinop
Tel: (368) 261 26 93 - 261 26 94

Martı Camping
Akliman Mevkii / Sinop
Tel: (368) 287 62 14 - 287 60 05

Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Koruma
Genel Müdürlüğü Kamp Yerleri Gazi
Sinop
Tel: (368) 260 23 87

MAHALLİ KUTLAMA GÜNLERİ

Atatürk'ün Sinop'a Gelisleri
Sinop - 15 Eylül 1928
Sinop'un Türklerin eline geçişi : 3 Ekim 1214

ŞENLİKLER

Çocuk Şenlikleri - Sinop
20-26 Nisan
Hıdrellez Şenliği – Sinop

Mayısın İlk Haftası
Hıdrellez Şenliği - Boyabat
Mayısın İlk Haftası

FESTİVALLER :
Sinop Festivali - Sinop
21-23 Temmuz ya da 1-3 Ağustos
Gerze Festivali - Gerze
18-20 Temmuz
Ayancık Keten Festivali - Ayancık
27-29 Temmuz
Ağustos Türkeli Festivali
PANAYIRLAR

Bektaşağa Panayırı - Sinop
6 Mayıs
Yeşiloba Panayırı - Türkeli
2-6 Mayıs
Güzelkent Köyü Panayırı - Türkeli
30 Ağustos-2 Eylül
Hıdrellez Panayırı - Türkeli
6 Mayıs
Yazıcı Köyü Panayırı - Türkeli
1-3 Ağustos
Morza Panayırı - Türkeli
9-11 Ağustos
Saraydüzü Panayırı - Saraydüzü
Eylül Ayı İçinde
Uluköy Panayırı - Uluköy / Saraydüzü
Eylül Ayı İçinde
Dikmen Panayırı - Dikmen
5-12 Eylül
Saray Panayırı - Dikmen
12-16 Eylül
Çalboğaz-Boypınarı Panayırı - Gerze
14-18 Eylül
Ayancık Panayırı - Ayancık
18-21 Eylül
Erfelek (Karasu) Panayırı - Erfelek
21-26 Eylül
Yenikent Panayırı - Yenikent / Gerze
21-26 Eylül
Karlı Panayırı - Karlıköyü / Gerze
28 Eylül-1 Ekim
Türkeli Panayırı - Türkeli
6-8 Ekim

Boyabat Panayırı - Boyabat
21-24 Ekim
Sonbahar Panayırı - Durağan
1-7 Kasım
Kabalı Panayırı - Sinop
12-16 Eylül

Sinop ilinin yerlesme tarihi ilk Tunç Çagiyla baslamistir. MÖ. 7. yüzyilda bir Helen Kolonisi olarak kurulan Sinop, Antik Çag'da Karadeniz'in en önemli kentiydi. Helenistik dönemde Anadolu'nun yerli kültürleriyle, Helen ve Pers kültürlerini birlestirmek isteyen Pontus Devletinin baskentlerinden biri de Sinop'tu. Bizans döneminde yöre Ortodoks Hiristiyanliginin etkisiyle dilde ve kültürde Helenlesmistir.
Sinop, MÖ. 70 yilinda Romalilarin, MS. 395 yilinda Bizanslilarin, 3 Ekim 1214 tarihinde Selçuklularin, 1461 yilinda Osmanlilarin hakimiyetine girmistir.
Sinop 1972 yilinda kalkinmada ikinci derece öncelikli iller kapsamina alinmistir. Ilk büyük ölçekli sanayi kurulusu, Ayancik Kereste Fabrikasidir. Diger önemli sanayi kuruluslari Sise Cam Fabrikasi, Un Sanayi, Söksa, Iç Çamasiri Örme Ve Konfeksiyon AS. ile toprak sanayinde tugla ve kiremit fabrikalaridir. Ayancik keteni, Boyabat çember dokumaciligi, ahsap kotra maketi yapimi ve tahta el islemeciligi Sinop'taki en köklü el sanatlaridir.
Ilk kütüphane 1924 yilinda Dr. Riza Nur'un öncülügünde kurulmustur.
TARIH ÖNCESI SINOP : Sinop ilk çagda "Paflagonya" adi verilen bölge içindedir. Anadolu'nun kuzey sahilleri ile Kirim yarimadasi arasinda deniz ticaretinde önemli bir rol oynamistir. Önemli bir dogal liman konumundadir. 1953 yilinda Kocagöz höyükte (kazilinca çogu kez altinda eski yapi kalintilari ve eski eserler çikan, yayvanca - alani genis ve derinligi az bir sekilde toprak tepe.) yapilan kazi ile 1987 ve 1988 yillarinda Müze Müdürlügünce yapilan yüzey arastirmacilari sonucunda tarih öncesi devreler biraz olsun aydinliga kavusmustur. Karagöz höyükte yapilan kazilarda, Ilk Tunç Çagi 1. dönemine ait (MÖ.? 3000-2700) buluntular ortaya çikarilmistir. Bulunan malzeme Sinop, Balkanlar ve Iç Anadolu arasindaki iliskiyi göstermektedir. Yapilan yüzey arastirmasi sonucunda çevrede çok sayida tarih öncesi yerlesim yerlerine rastlanmistir. Bu yerlesim yerleri sahil boyunca, nehir agizlarinda ve nehir vadileri boyunca iç kesimlere dogru yayilmaktadir. Ele geçen malzeme genel olarak ilk Tunç Çagi 1 ve Ilk Tunç Çagi 2'ye tarihlenmektedir. Ancak Kabali çayi vadisinde Erken kalkolitik (MÖ. 4500) yillarina tarihlenen iki yerlesim yeri saptanmistir. Bugün Sinop çevresinde en eski yerlesim alani Kabali çayi vadisi olarak belirlenmistir. Sahil kesiminde Ilk Tunç Çagi 2'nin basinda korkunç bir yanginla höyükler terkedilmistir. Bundan sonra höyüklerde bir yerlesmeye rastlanmamaktadir.
HITIT DEVRINDE SINOP : 1952-1954 yillari arasinda yapilan kazilarda Sinop'ta Hitit dönemini belgeleyecek hiçbir esere rastlanmamistir. Hitit metinlerinde Karadeniz'de Gaska kavimlerinin varligindan söz edilmekte ise de, ancak simdiye kadar Sinop yöresinde hiçbir buluntu ele geçmemistir. Yapilan yüzey arastirmasinda sahil bandinda bir tek Gerze ilçesi Köskhöyük'te Er Hitit (MÖ. 1800) malzemesine rastlanmistir. Ancak Hitit Imparatorlugu dönemine ait hiçbir malzeme bulunmamistir. Bundan sonra 756 yilina ait malzemeler bulunabilmektedir. (MÖ. 2700-1800), (MÖ. 1800-756) yillari arasinda Sinop sahil seridiyle ilgili bir bilgi yoktur.
MÖ. 1000 BASLARINDA SINOP : MÖ. 756 yilinda Milet'ten ayrilan ve kendilerine yeni bir sehir kurmak isteyen göçmenler buraya gelerek bugünkü Sinop'un ilk temelini atmislar ve bu sehre Sinope adini vermislerdir. "Efsaneye göre tanriça Sinope irmak tanrisinin kizidir. Zeus Sinope'ye asik olur. Her diledigini yerine getirecegine söz verir. Sinope kizligina dokunmamasini ister. Tanri yemine bagli kalarak onu kiz birakir. Bugünkü Sinop'un oldugu yere gelir." Daha sonra MÖ. 630 yilinda ikinci bir koloni (sömürge, göçmen toplulugu ya da bu toplulugun yerlestigi yer) grubu Sinop'a yerlesmistir. Sehrin surlarinin büyük bir olasilikla kolonize (koloniler halinde yasanan) devirlerde yapildigi tahmin edilmektedir. 7. yy baslarinda Sinop, Anadolu'ya kuzeyden gelen Kimmerlerin, 6. yy ortalarinda Iran'dan gelen Perslerin istilasina ugramistir.
HELENISTIK DEVIRDE SINOP : MÖ. 4. yüzyilin birinci yarisinda Paflagonya'lilar bagimsizliklarini ilan etmislerdir. MÖ. 332 yilinda Büyük Iskender'in Anadolu'ya girisini firsat bilen 1. Ariarathes Kapadokya'da bagimsizligini ilan ederek, Sinop'u da hakimiyetine almis. MÖ. 302 yilinda Mitridat Ktistes Paflagonya'da daginik halde bulunan prenslikleri bir araya getirerek kuvvetli bir devlet (bagimsiz bir ülke ile onun yönetiminden olusan varlik) kurmustur. Daha sonra ll. Mitridat ve onun oglu Farnak Sinop'a hakim olmus. MÖ. 169 yilinda devletin basina Mitridat Flapeton geçmistir. Mitridat Flapaton Sinop'u bayindir (gelisip güzellesmesi için üzerinde çalisilmis, alt yapiya sahip) hale sokmus, baskentini Amasya'dan Sinop'a getirmistir. Sinop'un parlak dönemi Mitridat Fatpator zamaninda olmustur. Bütün Karadeniz'i hakimiyeti altina alan Mitirdat Romalilari'da Anadolu'dan atarak büyük bir imparatorluk kurmus, ancak Baskenti Sinop'tan Bergama'ya tasimistir. Helenistik dönem Sinop'un en parlak zamani olup, bu dönemde kültüre büyük önem verilmistir.
ROMALILAR DEVRINDE SINOP : MÖ. 70 yilinda Roma Imparatorlugu isgal ettigi bu topraklari yeniden tanzim etmis. Pontus Kralligini Kizilirmak'tan itibaren ikiye bölerek, dogu parçasinin idaresini yerli sülalelere vermis, bati parçasini ise dogrudan dogruya devletin eyaleti haline getirmistir. Sinop'un Roma idaresine geçmesi tarihte önemli bir dönüm noktasidir. Bilhassa (her seyden önce, basta) Cesar zamaninda sehre maddi yardimlardan baska, yeni Roma kolonileri gönderilmis ve genisleyip büyümesi saglanmistir.
BIZANS DEVRINDE SINOP : Roma Imparatorlugu'nun ikiye bölünmesiyle Dogu Roma topraklarinda kalan Sinop yavas yavas küçülmeye baslamistir. Hiristiyanligin gelistigi bu dönemde sehirde ticaret ve kültür, dini birtakim olaylar yüzünden gerilemistir. Sinop'ta bu dönemde yapilan en önemli Bizans yapiti Balatlar Kilisesidir.
SINOP'UN FETHI VE SELÇUKLU DÖNEMI : 1204 yilinda 4. Haçli Seferinde Istanbul zapt edilip (zorla alinip), Bizans Imparatorlugu dagilinca Sinop Trabzon Devleti'nin elinde kalmistir. Iç Anadolu'ya yerlesen Selçuklulara vergi veren Trabzon Devleti, Selçuklularin bir iç ayaklanmasindan yararlanarak vergiyi kesmis ve Sinop halkina da baski ve tecavüzlerde bulunmaya baslamistir. Sinop halkinin Konya'ya sikayeti üzerine Sultan Izzettin Keykavus dirlik sahibi bütün Vilayet Beylerine emir göndererek savasa katilmalarini bildirmistir. Büyük bir kuvvetle yola çikan ordunun gerek hazirligindan, gerek gidis yolundan haberdar olmayan düsman Sinop yakinlarinda 500 atli ile avlanmakta olan Tekfur'u baskin yaparak yakalamis, yakalanan Tekfur 3 gün sonra kale önüne getirilerek Sinop'un teslim olmasi istenmistir. Önceleri teslim olmak istemeyen halk Tekfur'un öldürülmemesi, kimsenin canina kiyilmamasi ve herkesin istedigi yere gidebilmesi sartiyla 3 Ekim 1214 tarihinde kalenin anahtarlarini Selçuklulara teslim etmistir.
TÜRK IDARESINDE SINOP : Selçuklu idaresine geçtikten sonra bastan basa yeniden imar edilen Sinop'ta, önce Pervaneogullari daha sonra Candarogullari Türk egemenligini sürdürmüstür. 15. yüzyilda gelismeye ve büyümeye baslayan Osmanli Imparatorluguna Anadolu beylikleri katilmaya baslayinca Candaroglu Ismail Bey'de Osmanlilara bagliligini ilan etmis ve böylece Sinop Osmanli Imparatorlugu'nun idaresi altina girmistir. Bir liman sehri olarak kullanilan Sinop'ta tersanede gemi yapimi bu dönemde de devam etmistir. 1853 Osmanli-Rus savaslarinda sehir top atislarina tutularak yakilmis ve bu tarihten sonra, sehir iyice küçülerek kale içine çekilmistir. Bandirma vapuru ile Samsun'a gitmek üzere yola çikan Mustafa Kemal Atatürk 18 Mayis 1919 günü Anadolu'ya karadan geçmek için Sinop Limanina ugramis, ancak o tarihte Sinop-Samsun arasinda karayolu olmamasi sebebiyle yolculuguna gemiyle devam etmistir. Sinop idari teskilat olarak merkezi Samsun olan, Canik Livasina baglanmis, Tanzimat'in ilanindan sonra Kastamonu'ya sancak olmus, 1924 yilinda Kastamonu'dan ayrilarak il haline getirilmistir.

 
   
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=